Leyla ile Mecnun

Pervane Gibi...

Kategori: Iskender Pala

Yan ey gönül yan, yan ey gönül yan

Yanmadan oldu derdine derman

Pervane gibi, pervane gibi

Şem’ine aşkın yandı bu gönlüm

Pervane gönül işinde, bütün zamanların en büyük âşığı geçer. Bülbülün güle olan aşkı çile, ızdırap ve çılgınlık (şeydalanma) ile doludur; ancak, pervanenin muma üftadeliği her daim ölümle neticelenmiştir. Şem’in (mumun) başındaki aşktır onu yakan, yıkan, harap eden. Ateş başkasından olunca yanışın önüne geçilmez ki zaten!.. Pervanenin kelebekçe canı bu ateşe nasıl dayansın!?.. Pervanesiz mum, kuru ışıktan gayri nedir ki? Işık güneşte de vardır, ayda da. Amma güneşin ışığı hakikî ateşten olduğu için çevresinde pervaneleri döner durur. Halbuki ayın ışığı sahtedir, güneşten çalınmadır ve tabiî bu yüzden ayın etrafında dönen hiçbir yıldız görülmemiştir. Çünkü aşk gerçeğedir, gölgeye değil. Gölgeye âşık olanın, hakikatinden haberi yok demektir. Gerçeğe âşık olan ise ışıktadır. Belki bu yüzden olsa gerek, mum, ayın yapamadığını yapar ve varlığı aşksız, ateşsiz, dönüşsüz bırakmamak için gecenin güneşi misali yanar. Ta ki seher olup güneş yeni bir aşkı, yeni bir ateşi ve yeni bir dönüşü getirsin. Mum, kendi mütevazi yanışı içinde muhteşem âşıklar peyda ederken güneşin ihtişamı nice âşıkları tevazu ile büyütür. Onun için güneş gelince mum, aşk nöbetini devreder.

Ah mine'l Aşk - İskender Pala

07:57 - 13/3/2006

Leyla ile Mecnun

Şark edebiyatının en önemli mesnevi konusu olan Leyla ile Mecnun, asırlar boyunca otuzdan ziyade Türk şairi tarafından yeniden yazılmıştır. Ancak hiç birisi, “Aşk imiş her ne var âlemde / İlm bir kıyl ü kal imiş ancak” diyen, aşkın ölümsüz şairi hazret-i Fuzulî’ninki kadar lirik, akıcı ve hüzünlü olmamıştır.
Gerek Fuzulî’nin eseri, gerekse diğer Leylâ ile Mecnun’lar, asırlar boyunca Osmanlı coğrafyasının en ücra köşelerinde dahi her yaştan insan tarafından sevilerek okunmuş ve kültür altyapımızın teşkilinde mühim bir rol oynamıştır.
Vaktiyle Almanca, İngilizce, Rusça ve Ermenice’ye de tercüme edilen ve bugün o dillerin okurlarınca hala bilinen Leyla ile Mecnun, bizde artık neredeyse unutulmak üzeredir.
Türk şiirinin medar-ı iftiharı Fuzulî’nin bu eserinin esas alınarak yapılan bu çalışma da bu unutuluşa razı olmamanın bir ifadesi aslında. Daha önce bu konuda yapılan çalışmalara bir ilave olarak.
Umarız Türk gençleri, bütün zamanların bu en büyük aşkını tanımakla, genlerinde hep var ola gelen sevgi tohumlarını gönüllerinde yeniden yeşertirler.

İskerder Pala

05:14 - 27/1/2006

Alem...

Âlem bir aşk için yaratılmış, aşk imiş her ne var âlemde!...

                                 Fuzûlî

04:39 - 27/1/2006 - yorum {yok} - yorum yaz

Son Sayfa Sonraki Sayfa
Tanım


Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Laila and Mad
Kapı Yayınları

Son yazılar
- Pervane Gibi...
- Leyla ile Mecnun
- Alem...

Arkadaşlarım